Posted by admin on 02 28th, 2009
 SPORE

SPORE

SPORE

Bundan tam 19 yıl önce piyasaya SimCity adında bir oyun çıktı. Bu oyun zamanla oyuncularda bir tutku haline geldi. Oyunun başarsının arkasında Will Wright adında bir adam vardı. Sektördeki bazu insanlar tarafından “yürüyen beyin” olarak adlandırılan Wright, zamanla gelişen donanım dünyasına uyarak felsefesini de geliştirdi. Bir çok kişi Spore’un SimCity ve The Sims arasında bir oyun olacağını düşündü. Ama Wright tamamen yeni bir oyunla ortaya çıktı.

Uzun süredir beklediğimiz ve her yeni demo görüntüsünde heyecanlandığımız Spore sonunda piyasaya çıktı. Son bir kaç yıldır bu kadar orjinal bir fikirle tasarlanan bir yapıma pek rastlayamadık. O yüzden bu oyun beklentilerimizi daha da yükseltti. Tanıtım videolarını izlerken, ekran görüntülerine bakarken böyle bir oyunun nasıl olabileceğini hayal edip durduk. İşte şimdi Spore karşımızda!

Spore iki temel parçadan oluşuyor. İlki yaratıklarımızı tasarladığımız, onlara göz, kulak, burun ve diğer vücut parçalarını yerleştirdiğimiz bölüm olarak karşımıza çıkıyor. Eller, kollar, bacaklar aklınıza gelebilecek bütük uzuvları burada hazır tasarımlardan uyguluyoruz. Hazır dediysem buna aldanmayın. Her bir parçayı istediğiniz gibi sağa, sola, yukarıya, aşağıya doğru şekillendirirken bir yandan da büyüklüklerini, inceliklerini, siviriliklerini ve daha bir çok özelliğini ayarlayabiliyorsunuz.

Oyunun yine bu bölümünde şehrinizin mimarisini, uçaklarınızın tasarımını, diğer savaş ve ticaret araçlarını istediğiniz gibi yapabiliyorsunuz. Bütün bunların yanında yarattığınız her şeyi çevrimiçi olarak arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

İkinci parçaysa oyunun kendisi. Spore beş bölüme ayrılmış. Okyanusta bir hücre olarak başladığınız hayatta, ilerledikçe uzaydaki diğer gezegenlerle savaşa kadar gidiyorsunuz. Bir evrimleşme süreci izleyen yaşamda, her hayat derecesinde kendi medeniyetinizi sonuna kadar getirmeniz gerekiyor.

Oyuna başladıktan hemen sonra karşınıza içinde altı gezegen bulunan bir galaksi çıkıyor. Bu altı gezegenden birini seçerek oyuna başlayabilirsiniz. İlk kez oynadığınızda oyuna bir hücre olarak başlıyorsunuz. Ancak oyunda ilerledikçe kilitli olan diğer bölümler açılıyor. Böylelikle daha sonra yeni bir oyun açtığınızda istediğiniz bölümden başlayabiliyorsunuz.

Gezegeninizi seçtikten sonra ismini giriyorsunuz ve zorluk derecesini de ayarlayıp oyunun ilk bölümüne adım atıyorsunuz.

Bu evrede bir meteor gezegeninize düşüyor ve hayatın temelleri atılıyor. İlk bölüm oyunun en kısa ve en kolay parçası. Yaklaşık yarım saat kadar süren hücre evresi sanki Pac-Man’deki gibi devam ediyor. Etraftaki yiyeceklerden etobur ya da otobur olmanıza bağlı olarak yiyebildiğiniz kadar yemelisiniz. Aynı zamanda sizden büyük etobur hayvanlardan kaçmalısınız. Yemek yedikçe büyüyor ve vücudunuzu geliştirebiliyorsunuz. İğne, elektrik veya zehir gibi hayatta kalma ve avlanma silahlarını kazanabiliyorsunuz. Burada evrimleşirken doğal silahlarınızı vücudunuzun neresine koyduğunuz önem taşıyor. Örneğin bir iğneyi başınızın önüne koyarsanız saldırgan olarak daha avantajlı oluyorsunuz. Eğer otobursanız ve kendinizi etoburlardan korumak istiyorsanız iğneyi arka kuyruk kısmına yerleştirebilirsiniz. Böylelikle sizi kovalayan diğer hayvanlar iğneden dolayı kolay saldıramıyor ve çoğu zaman kaçıyorlar.

Aslında bu bölüm gelecek açısından da çok önemli. Bölümlerde ilerleyip medeniyetler çağına geldiğinizde ya da uzayda gezegenler arası ilişkiler kurduğunuzda ilk bölümdeki davranışlarınız belirleyici etken olabiliyor. Örneğin eğer hücre evresinde saldırgan bir tavır izlerseniz uzay çağında gezegenler arası diplomatik konuşmalarda pek başarılı olamayabilirsiniz.

Doğru zaman geldiğinde, yani bu bölüm sonlandığında denizden karaya çıkışınızı gösteren bir animasyon izliyorsunuz. Artık gelişiminize karada devam edebilirsiniz.

Oyunun ikinci bölümü bir RPG oyun modu gibi sürüyor. Denizden çıkan yaratığınızı geliştirerek devam ediyorsunuz. Yazın başında çıkan yaratık yaratıcısını daha önce denediyseniz bu bölümde neler yapabileceğinizi daha iyi tahmin edebilirsiniz. Yaratığınızı tasarlarken tasarımınıza göre nasıl hareket edeceğini de izleyebilirsiniz. Eklediğiniz uzuvlarla çok iyi bir dansçı, bülbül gibi öten bir şarkıcı yada neşeli bir oyuncu haline gelebilirsiniz. Bütün bunlar diğer yaratıklarla iletişiminiz için de çok önemli.

Vücudunusun her parçası için bir çok çeşit var. Kaliteye göre bir DNA oranı var. Diğer yaratıklarla iletişime geçtikçe ya da belli sayıdaki yaratığı öldürdükçe DNA puanı kazanıyorsunuz. Bunlarla da vücudunuza eklemek istediğini parçaları alabiliyorsunuz. Yani her parçayı istediğiniz gibi kullanamıyorsunuz. Öncelikle almak istediğiniz uzuv için yeterli oranda DNA puanınızın olması gerekiyor. Vücut parçaları size ayrı ayrı özellikler kazandırıyor. Örneğin bir bacakla daha iyi dans edebilirken diğer bir bacakla daha hızlı koşabiliyorsunuz. Oyunun bu modunda yaratıcılık tamamen özgür bırakılmış. Yani isterseniz hayvanınıza on bacak bile ekleyebilirsiniz.

Yaratığınızı geliştirdiğiniz ekranda oyunda varolan bütün parçaları bir anda görmeniz mümkün değil. Önce o parçaları bulmalısınız. Etrafta gördüğünüz iskeletler sayesinde yeni parçaları kullanılır hale getirebilirsiniz. Etrafta dolaşırken kimi yerlerde iskeletlerin parladığını göreceksiniz ve üzerlerine tıklayınca yaratığınız iskeletleri yoklayıp yeni uzuvları kullanılabilir hale getirebiliyor.

Yine geliştirme bölümünde yaratığınıza yeni renkerl verebilir, desenler ekleyebilirsiniz.

Diğer yaratıklarla iletişime geçmenin DNA puanı kazanmanın yanında daha bir çok önemli etkisi var. Etkileşiminiz başarılıysa beyniniz de yavaş yavaş gelişiyor. Bu çok önemli çünkü beyniniz geliştikçe grubunuza hükmedebiliyorsunuz. Grup olmak yanında bir çok avantajı da getiriyor. Örneğin başarılı bir iletişimin sonucunda grubunuza dahil ettiğiniz yaratık siz nereye giderseniz peşinizden geliyor. Eğer güçlü yaratıkları dahil ederseniz, saldırgan yaratıklardan korunma şansınız daha da artıyor.

Eğer bir yaratığın saldırısına uğrar yada başarısız bir saldırıda ölürseniz en son bulunduğunuz yuvadan oyuna tekrar doğarak başlıyorsunuz.

Oyundaki gelişimler çiftleşmeyle oluyor. Yeterli DNA puanı topladığınıza inanıyorsanız ve kendinizi geliştirmek istiyorsanız bir aşk ayini için şarkılarla karşı cinsi çağırıyorsunuz. Daha sonra yeni doğan bebekle beraber tüm tür sizin geliştirdiğiniz gibi yeniden yapılanıyor.

Bu bölüm aslında çok eğlenceli değil. Hatta en zevkli yanı sadece düzenleyici denilebilir. Çok fazla zor olmayan bu bölümün içeriği tamamen diğer yaratıklarla iletişime geçmekten ibaret. Diğer hayvanlarla iletişimdeyken onlarla iyi anlaşabilmeniz için aynı uzuvlara sahip olmanız gerekiyor. Yoksa kavga kaçınılmaz oluyor.

En az iki arkadaşınız olduktan ve beyninizi son dereceye kadar geliştirdikten sonra oyunun üçüncü bölümüne geçebilirsiniz. Geçiş sırasında yaratığınız üzerinde bir kaç değişilik de yapabilirsiniz. Bu bölüm tamamen real-time strateji türünde oynanıyor. Ayrıca sadece bir yaratık olarak değil, bütünüyle bir kabile olarak oynanıyor.

Kabile evresi çok daha eğlenceli ve oynanabilirliği daha yüksek bir bölüm. Diğer yaratıklara emirler verebilir, kabilenizi düzenleyebilirsiniz. Üçüncü bölümde yaratıklarınızı ağaçları toplamaya, yeni evler yapmaya ve daha etkili araçlar tasarlamaya gönderebilirsiniz. Ancak kabile evresinin en büyük parçası yiyecek toplama olarak beliriyor.  Bunun için diğer küçük yaratıkları evcilleştirip yumurtalarını toplayabilirsiniz, çevredeki yaratıkları avlayabilirsiniz ve diğer kabilelerden yiyecek çalabilirsiniz. Ne kadar çok yiyeceğiniz olursa kabileniz o kadar çabuk büyüyor.

Üçüncü bölümün amacı diğer kabileleri yenmek veya kendi tarafınıza çekmek. Onlarla savaşabilir veya iletişim kurabilirsiniz.Bunun için yine gelişim ekranında silahlanabilir ve giyiminizi değiştirebilirsiniz. İlk bölümlerde olduğu gibi bu teçhizatlar, silahlar ve giysiler özellikleriniz konusunda belirleyici olacak. Üçüncü bölümde yenilirseniz yeniden doğuş maalesef yok. Bu bölümü baştan oynamak durumundasınız.

Kabile evresinde bulunan düzenleyici ekran diğer bölümlere göre daha sınırlı. Yaratıklarınızı, kulübelerinizi değiştirmek mümkün değil. Giysiler için de aynı durum geçerli. Sadece belli seçenekler arasından istediğinizi seçebiliyorsunuz.

Düşman kabilelerin hepsini yendiniz. Şimdi evrimde bir adım daha atmanın zamanı geldi! Binalarınızın ve ilk aracınızın temel tasarımını da yaptıktan sonra artık medeniyet evresine yükselebilirsiniz. Evrimin bu aşamasındaki amaç, tüm dünyaya hüktmetmek!

Spore’un medeniyet bölümü klasik bir real-time strateji türünde. Tasarladığınız, gelişimine ön ayak olduğunuz yaratığınız artık kendi halinde hareket edebilecek düzeye geldi. Siz daha çok ondan sorumlu olmak yerine teknoloji ve diplomasi konularıyla uğraşacaksınız.

Burada temel hammaddeniz baharat. Önemli kaynakları haritadan tarayarak bulabilir ve fabrikalarınız için büyük kazançlar sağlayabilirsiniz.

Maalesef şehir çok ayrıntılı değil. Sadece dört çeşit bina inşaa edebiliyorsunuz. Bunlar ev, eğlence merkezi , fabrika ve maden ocakları. Binaları rastgele yapmak mümkün değil. Örneğin evin hemen yanına bir fabrika kurarsanız kazanç yükseliyor. Eğer evin yanına eğlence merkezi yaparsanız memnuniyet yükseliyor. Ama eğer eğlence merkezinin yanına fabrika yaparsanız memnuniyetsizlik yükseliyor.

Diğer şehirleri ele geçirmenin iki yolu var. Bunlardan ilki askeri yol. Bir şehiri vazgeçirene kadar bombalayabilirsiniz. İkinci yol ise din. Kendi ırkınızın simge ve sembolleriyle diğer şehir insanlarını etkileyip onları tarafınıza çekebilirsiniz. Ayrıca ticaretinizi ilerletip yeterli kazanç ile şehirleri satın alabilirsiniz.

Bu bölümdeki tutumunuz önceki kabile evresindeki davranışlarınıza göre belirleniyor. Eğer bütün kabileleri öldürmüşseniz askeri gücü yüksek bir şehir ile oyuna başlıyorsunuz. Ancak ilişkilerinizi iyiyse dini güçlerle oyuna yön verebiliyorsunuz. Taktiğinizi değiştirmek isterseniz de önceden askeri yadadini taktikle ilerlemiş bir şehiri ele geçirmeniz gerekiyor.

Her şey çok basit ve kulağa güzel gelse de bu bölüm de aslında çok basit ve düz, ayrıntısız bir mantıkla ilerliyor. Düşmanlarınızın kabiliyetleri pek yüksek değil. Sadece bir kaç ham madde kaynağını himayenize almanız yeterli olabiliyor. Daha sonra iş diğer şehirleri ele geçirmeye kalıyor. Oyunda bulunan diploması ve rüşvet gibi imkanlar da pek etkili değil.

Medeniyet seviyesinde göze çarpan en güzel özellik düzenleyebileceğiniz araçların çeşitliliği. Gerçekten bir sürü yeni araç yapma imkanına sahipsiniz. Örneğin dokuz farklı araç üretebilirsiniz. Her saldırıya göre araba, gemi ve uçak tasarlayabilirsiniz. Tabi yaratıkları tasarlamak kadar eğlenceli olmayacaktır ama yine de farklı düzenlemeler yapabilirsiniz. Çizim imkanları daha geniş. Nesnelerin her bir parçasını seçtiğiniz renk ve dokularla donatabilirsiniz. Müzik düzenleyicisi ise bu bölümün en orjinal yanı. Şehrinizi düzenlerken çalan müziği siz besteleyebilirsiniz. Bir ritm seçerek ona melodiler yapabilirsiniz. Notalarla oynayabilir, ilginç melodiler ortaya çıkarabilirsiniz.

Bu bölümü sevmek, var olan düzenleyiciler ile oynamayı ne kadar çok sevdiğinize göre değişebilir. Ancak genel olarak medeniyet evresini bir saat gibi bir sürede bitirmeniz mümkün.

Tüm dünyayı fethettikten sonra Spore’un son bölümüne geliyorsunuz. Hemen karşınıza çıkacak yeni düzenleyicide kendi UFO uzay geminizi tasarlayabilirsiniz. Fakat bu düzenleyiciden yeni bir şeyler ummak hata olur. Çünkü önceki düzenleyicilerin bir karışımıyla karşı karşıya kalacaksınız.

Ancak uzay gemisinin tasarımını yaptıktan sonra oyunda çok büyük bir değişikliğe şahit olacaksınız. Daha önce oynadığınız dört bölüm sanki uzay bölümü için oynanması gereken ön oyunlarmış gibi. Uzay bölümünü kısaca özetlemek gerekirse, ben bir müşteri olarak ilk defa kendimi kazıklanmış gibi hissettim. Burada rastgele koyulmuş görevler, yüz binlerce değişik güneş sistemi ve bir dağınıklık sizi bekliyor. Ayrıca uzay geminiz için bir çok yeni araç da göreceksiniz.

Yeni fonksiyonlar size sırayla veriliyor ve 10 saat oynamış olsanız bile hepsinin açılmadığını görüyorsunuz. Her zaman satın alanacak ve keşvedilecek yeni bir şeyler ile karşılaşıyorsunuz.

Uzay evresindeki mini oyunları her bitirdiğinizde ödüllendiriliyorsunuz. Onlarca küçük iş peşinde koşmalısınız. Başarılı görevlerin sonunda statünüz ve dolayısıyla emrettiğiniz filonun büyüklüğü yükseliyor.

Statünüzü yükseltmenin yanında ikinci amaç ise galaksinin merkezine varmak. Orada oturan gelmiş geçmiş en eski medeniyeti bulup fethetmelisiniz. Bu noktada benim anladığım şey Wright’ın üstün yetenekli programcı ve tasarımcıları hikaye konusunda pek yetenekli değillermiş. Eski medeniyeti ararken bir yandan da kendinizi, ele geçirdiğiniz diğer medeniyetleri korumanız da gerekiyor ve bu yüzden sağa sola devamlı uçmanız gerekiyor. Ayrıca bu sırada garip emirler de almak mümkün. Sizden bir çiçek türü, yapay bir doku yada şuradaki kalıntıları yok et gibi garip isteklerde bulunulabiliyor. Kısaca bu bölüm biraz çorbaya dönüyor.

Tüm bunları yaparken aynı zamanda uzay geminizi geliştirebilmek için para kazanmak da gerekiyor. Bunu yapmanın en kolay yolu bir gezegeni fethedip orayı sömürgeleştirmekten geçiyor.

Oyundaki son düzenleyici gezegenleri değiştirmeye yarıyor. Gezegenleri sadece kozmetik açıdan değiştirebiliyorsunuz. Yani rengi ve şekliyle oynayabiliyorsiniz. Aynı zamanda hava durumunu değiştirebilmek de mümkün. Yaşam şartları ne kadar iyi olursa hayvan ve bitki çeşitleri de o kadar iyi beslenebilir. Böylelikle yeni sömürgeler kurmat da o kadar kolay olur. Bu bitki ve hayvan türlerini diğer gezegenlerden getirmelisiniz. İyi tasarlanmış gezegenler her zaman daha iyi üretim sağlarlar.

Uzay bölümünün bir sonu yok. Online olarak diğer oyuncularla oynadığınız zaman yeni gezegenler de sizin oyununuza dahil olmuş olur. Ancak tekrarlanan görevler yüzünden bir süre sonra sıkıcı bir hale gelmesi muhtemel. Galaksinin merkezine varmak ve en yüksek statüyü almak yaklaşık olarak 15 saat gibi bir zaman alıyor. Fakat düzenleyicideki bütün araçları açtırmak istiyorsanız daha uzun bir zaman oynamalısınız.

Spore’un grafikleri karikatürsel olarak tasarlanmış. Oyun içindeki düzenleyiciler gayet kolay ve anlaşılabilir bir arayüze sahip. Oyunun genel olarak işlediği evrim teorisi tabiki işin eğlendirme yönüne odaklanmış. Oyunun ilk üç bölümü açıkçası beni çok tatmin etmedi. Ancak son iki bölüm gerçekten çok eğlenceliydi. Yinede uzun bir zaman boyunca oynayacağımı sanmıyorum. Açıkçası bu kadar zaman böyle bir oyunu bekledikten ve yapımcıların konuşmalarını dinledikten sonra çok daha fazlasını bekliyordum. Fakat Spore yinede konusunun orjinalliği için kesinlikle oynanması gereken bir oyun.

Post a Comment


Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın