Destiny 2GüncellemelerHaberlerOyun Geliştirme

Destiny 2 Portal Felaketi: Bungie Eski Dersleri Unuttu mu?

Destiny 2’nin son zamanlarda eklenen “Portal” özelliği, oyuncu topluluğu arasında büyük tartışmalara ve hayal kırıklığına yol açtı. Oyunun akışını bozan ve deneyimi kesintiye uğratan bu tasarım kararı, akıllara Bungie’nin 2016’daki Oyun Geliştiricileri Konferansı (GDC) konuşmasını getirdi. O konuşmada Bungie, tam da bu tür bir mekaniği, oyuncu deneyimini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle reddettiğini açıkça belirtmişti. Bu makalede, Destiny 2 Portal’ın neden bir felaket olarak görüldüğünü ve Bungie’nin yıllar önceki kendi tasarım prensiplerinden nasıl saptığını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Destiny 2 Portal Nedir ve Neden Sorunlu?

Destiny 2 evreninde, Portal mekaniği oyuncuların bir etkinliğin son aşamasına veya yeni bir alana hızlıca geçiş yapmasını sağlamak amacıyla tasarlandı. Teoride bu, oyunun temposunu artırarak kesintisiz bir deneyim sunmayı hedefliyordu. Ancak uygulamada, bu portallar genellikle oyuncuları aniden aksiyondan koparıyor, ekranı karartıyor ve onları beklenmedik bir şekilde başka bir yere ışınlıyor. Bu durum, özellikle yoğun çatışmaların ortasında, kritik bir yetenek kullanırken veya takım arkadaşlarıyla strateji yaparken büyük bir rahatsızlık ve kopukluk yaratıyor.

Oyuncuların Deneyimi ve Kesintiler

Bir Guardian olarak Destiny 2’de akıcı bir deneyim yaşamak, oyunun temel çekiciliklerinden biridir. Oyuncular, düşmanlarla savaşırken, yeteneklerini ustaca kullanırken ve etraflarındaki dinamik dünyayla etkileşim kurarken belirli bir ritim ve akış yakalarlar. Portal’ın aniden belirmesi ve oyuncuları zorla içine çekmesi, bu ritmi tamamen bozuyor. Bu durum, sadece anlık bir rahatsızlık değil, aynı zamanda oyunun genel atmosferini, sürükleyiciliğini ve oyuncunun kontrol hissini de olumsuz etkiliyor. Oyuncular, kendi kontrolleri dışında gelişen bu tür otomatik geçişlere genellikle olumsuz tepki verirler.

Ayrıca, portalların belirli etkinliklerde zorunlu hale gelmesi, oyuncuların kendi hızlarında ilerleme yeteneklerini kısıtlıyor. Örneğin, bir zindanda veya baskında ilerlerken, portallar aniden belirip oyuncuları bir sonraki odaya taşıdığında, geride kalmış eşyaları toplama, gizli köşeleri keşfetme veya düşmanları tamamen temizleme fırsatları ellerinden alınabiliyor. Bu tür kesintiler, oyun deneyiminin bütünlüğünü ve oyuncunun keşfetme özgürlüğünü zedeliyor. Oyunun sunduğu özgürlük hissi, bu zorunlu geçişler nedeniyle önemli ölçüde azalıyor.

2016 GDC Konuşması: Bungie’nin Eski Dersleri

2016 yılında düzenlenen prestijli Oyun Geliştiricileri Konferansı’nda (GDC), Bungie’den deneyimli geliştiriciler, Destiny’nin ilk oyununun geliştirme süreci ve karşılaşılan tasarım zorlukları hakkında değerli bilgiler paylaşmışlardı. Bu konuşmalardan biri, özellikle “Destiny’nin Dünyasını İnşa Etmek” başlığını taşıyordu ve oyun içi mekaniklerin oyuncu deneyimini nasıl etkilediği üzerine önemli bir tartışmayı içeriyordu. Konuşmada, oyun akışını kesintiye uğratan veya oyuncuları istemedikleri durumlara sokan tasarım kararlarından kaçınılması gerektiği vurgulandı. Özellikle, oyuncuların kendi iradeleri dışında bir alandan diğerine “çekilmesi” veya otomatik olarak taşınması fikri, o dönemde Bungie tarafından net bir şekilde reddedilmişti.

Benzer Bir Fikrin Reddedilişi

GDC konuşmasında, Bungie geliştiricileri, oyuncuların bir alandan diğerine otomatik olarak ışınlanması veya sürüklenmesi gibi mekaniklerin, oyunun kontrol hissini ve oyuncunun ajansını zedeleyeceğini belirtmişlerdi. Bu tür bir tasarımın, oyuncuların kendilerini “yolcu” gibi hissetmelerine neden olacağını ve oyun dünyasıyla olan bağlarını zayıflatacağını ifade ettiler. O dönemde alınan karar, oyunculara daima kontrol hissini vermek, keşfi teşvik etmek ve oyun dünyasında özgürce hareket etme imkanı sunmak yönündeydi. Bu prensip, Destiny’nin ilk oyununun temel tasarım felsefelerinden biri haline gelmişti. Oyuncuların kendi başlarına bir kapıdan geçmesi, bir merdiveni tırmanması veya bir platforma atlaması, onların oyun dünyasıyla doğrudan etkileşimini artırıyordu. Otomatik geçişler ise bu etkileşimi ortadan kaldırarak pasif bir deneyim yaratıyordu. Bu, oyuncunun oyun dünyasına duyduğu sahiplenme hissini güçlendiren önemli bir yaklaşımdı ve o dönemde üzerinde titizlikle durulmuştu.

Geçmiş ve Günümüz Arasındaki Çelişki

Şimdi, Destiny 2’deki mevcut Portal mekaniğine baktığımızda, Bungie’nin 2016’daki kendi prensiplerine aykırı hareket ettiğini açıkça görüyoruz. Oyuncuları aniden bir yerden bir yere ışınlayan bu portallar, tam da Bungie’nin o dönemde kaçındığı “oyuncuyu yolcu gibi hissettirme” durumunu yaratıyor. Bu durum, hem uzun süredir Destiny oynayan oyuncuları şaşırtıyor hem de Bungie’nin tasarım felsefesindeki potansiyel bir değişimi sorgulatıyor. Bir oyun geliştiricisinin kendi geçmişindeki dersleri nasıl göz ardı edebildiği veya göz ardı etmeyi tercih ettiği, oyun topluluğu içinde hararetli tartışmalara ve eleştirilere yol açtı.

Bungie’nin Tasarım Yaklaşımındaki Değişim

Bu çelişkinin arkasında yatan nedenler karmaşık olabilir. Oyun geliştirme süreçleri zamanla değişir, yeni teknolojiler ortaya çıkar ve oyunun genel yönü farklılaşabilir. Belki de Bungie, Destiny 2’nin daha hızlı tempolu ve akıcı bir deneyim sunması gerektiğine inanıyor ve bu portalları bu amaca hizmet eden bir kısayol olarak görüyor. Ancak, bu kısayolların oyuncu deneyimi üzerindeki olumsuz etkisi, beklenen faydaların önüne geçiyor gibi görünüyor. Tasarım kararlarında bazen hız ve verimlilik, oyuncu deneyiminin kalitesinin ve sürükleyiciliğinin önüne geçebilir.

Ancak, oyuncu kitlesi genellikle bu tür “kısayolların” oyunun ruhunu zedelediğini hisseder. Bungie’nin, oyuncuların oyuna daha fazla dahil olmasını sağlayan seçimler yerine, onları pasif bir konuma iten mekanikleri tercih etmesi, uzun vadede oyuncu bağlılığını ve memnuniyetini olumsuz etkileyebilir. Bu durum, stüdyonun oyuncu merkezli tasarım anlayışından uzaklaştığına dair endişeleri de beraberinde getiriyor.

Topluluk Tepkileri ve Gelecek Beklentileri

Destiny 2 oyuncu topluluğu, Portal mekaniği hakkında oldukça net bir duruş sergiliyor. Çoğunluk, bu özelliğin kaldırılması veya en azından isteğe bağlı hale getirilmesi yönünde güçlü çağrılar yapıyor. Forumlar, sosyal medya platformları ve Reddit başlıkları, oyuncuların hayal kırıklıklarını, endişelerini ve bu konudaki net taleplerini dile getirdikleri önemli platformlar haline geldi. Oyuncular, bir oyunun kendilerini bu şekilde “taşınmış” hissettirmesini değil, kendi eylemleriyle ilerleme kaydetmeyi, keşfetmeyi ve kontrolü ellerinde tutmayı bekliyorlar.

Bu tür bir geri bildirim, Bungie için önemli bir uyarı işareti olmalı. Geçmişte, Bungie oyuncu geri bildirimlerine kulak veren ve buna göre hareket eden bir şirket olarak biliniyordu. Ancak, Portal örneği, bu dinleme yeteneğinin zaman zaman sekteye uğrayabileceğini gösteriyor. Gelecekteki güncellemelerde veya Destiny serisinin evriminde, Bungie’nin bu tür tasarım hatalarından ders çıkararak yeniden oyuncu merkezli bir yaklaşım sergilemesi bekleniyor. Aksi takdirde, oyuncu sadakati ve oyunun uzun vadeli başarısı risk altında olabilir. Oyuncular, sevdikleri oyunun daha iyi bir hale gelmesini ve oyun geliştiricilerinin kendi geçmişteki hatalarından ders çıkararak daha iyi bir deneyim sunmak için çaba göstermesini beklerler.

Destiny 2 Portal özelliği, Bungie’nin kendi tasarım felsefesine ters düşen, talihsiz bir örnek teşkil ediyor. 2016 GDC konuşması, oyuncu kontrolünün ve akıcı deneyimin önemini vurgularken, mevcut Portal mekaniği tam tersi bir etki yaratıyor. Bu durum, sadece bir oyun içi özellik hatası olmaktan öte, bir geliştiricinin kendi geçmişindeki değerli dersleri nasıl göz ardı edebildiğine dair düşündürücü bir vaka çalışması sunuyor. Bungie’nin bu eleştirileri dikkate alarak gelecekte daha dikkatli tasarım kararları alması, hem Destiny 2’nin hem de stüdyonun itibarı için kritik öneme sahip. Oyuncular, sevdikleri oyunun daha iyi bir hale gelmesini ve kendilerini oyun dünyasının bir parçası olarak hissetmeyi hak ediyor.

Başa dön tuşu